Okyanus

Dünyanın en geniş kısmını kaplayan denizlere verilen addır. Bu geniş denizlerin kolları da aynı adı taşırlar: Pasifik Okyanusu, Atlantik Okyanusu gibi. Yeryüzündeki bütün okyanusların toplamı, dünya yüzölçümünün % 70,8'ini meydana getirirler. Bu, yaklaşık olarak 361 milyon km.2 demektir. Okyanuslar şöyle ayırılır: Pasifik Okyanusu: 180 milyon km.2, Atlantik Okyanusu: 106 milyon km.2, Hint Okyanusu: 75 milyon km.2.

Ayrıca bir Antarktika ve bir de Arktika Okyanusu vardır. Bunların büyük bir kısmı buzullarla kaplıdır. Yeryüzündeki karalar ve okyanuslar incelendiği zaman, okyanusların toplam yüzölçümlerinin hemen hemen yarısının bir denizler batı yarımküresinde toplandığı görülür. Yine yapılan incelemelerde 44° kuzey paraleli civarında karalar ve okyanuslar arasında hemen hemen bir eşitlik görülmüştür. Kuzey yarımküresinde 70°, güney yarımküresinde de 20. paralelden sonra karaların seyrekleştiği anlaşılmıştır.

Denizlerin Toplam Yüzölçümü 360.800.000 Km2‘dir. Dünya, Güneş Sistemi oluştuğunda kızgın bir gaz kütlesi halindeydi. Zamanla ekseni çevresindeki dönüşünün etkisiyle, dıştan içe doğru soğumuş, böylece iç içe geçmiş kabuk, manto ve çekirdekten oluşan farklı sıcaklıktaki katmanlar oluşmuş ve sıcak bir eriyik halindeki bu karışım zaman içerisinde ayrışmaya başlamıştır . Önce en ağır olan demir merkeze doğru çökelerek çekirdeği , sonra yine erimiş halindeki silikat kayaçları kristalleşerek mantoyu meydana getirmiş, daha sonra mantonun bir kısmı tekrar eriyerek sıvı hale gelmiş ve yüzeye doğru yükselirken soğuyup yoğunlaşarak bugünkü kabuğu meydana getirmiştir.

okyanus

Dünyamızın çevresini ince bir zar gibi saran yer kabuğu bugün üzerinde yaşadığımız karaları ve okyanus tabanını içerir. Yer kabuğunun kalınlığı ; okyanus tabanlarında 5 - 6 km karalarda 30 - 50 km dağlık alanlarda ise 70 km ye kadar uzanır. Litosfer adı verilen taşküre, yerkabuğu ve manto’nun en üst kısımlarından oluşmaktadır Litosferin kalınlığı ortalama 70-100 km. arasındadır. Litosfer üst manto’nun katı bölümüdür. Litosfer’in altında ise üst manto’nun akışkan bölgesi alan Magma yer alır. Astenosfer ise üst manto’nun eriyik halde bulunduğu kısımdır.

Magma olarak bilinen eriyik, volkanlar sayesinde yeryüzüne ulaşır. Uzaydan dünyamıza bakıldığında dikkat çeken iki özelliği yuvarlak oluşu ve geniş su örtüleridir. Geniş su örtüleri okyanus, okyanusları bölen kara parçaları ise hem coğrafik hem jeolojik manada kıta adını alır ve üzerinde akarsular ve göller bulunur. Peki bu kıtalar okyanuslar ve göller nasıl oluşmuştur? Önce kıtaların sonra okyanusların oluştuğunu biliyoruz. Çünkü okyanuslar için hem çukur alanlar, hem de su gerekir.

Manto üzerinde yüzer durumdaki yer kabuğu parçaları birbirleriyle çarpıştıklarında manto içerisine daha çok batarak alçak ve geniş çukur alanlar oluştururlar. İşte bu çukur alanlar müstakbel okyanus yataklarıdır. Zamanla manto içerisindeki volkanik etkinlikler sonucu yer kabuğu içindeki kırık ve çatlaklardan yer yüzüne ulaşan sıcak gazlar, bugünkü atmosferi oluşturdu. Yer yuvarı bir milyar yaşına gelmeden önce yeterince soğuyarak, su buharının atmosferde sıvı su olarak yoğunlaşmasını sağladı.

Bunu milyonlarca yıl süren yağmurlar izledi. Okyanus yağmurları dediğimiz bu yağmurlar bugünkü okyanusları oluşturdu ki okyanusların az da olsa bir bölümünün Dünya’ ya düşen buz kristalli milyonlarca meteorun erimesiyle oluştuğu da düşünülmektedir. Güneşin etkisiyle okyanus yüzeylerinden buharlaşan sular, atmosferde yoğunlaşarak yağış şeklinde tekrar yer yüzüne düşer. Bunların bir bölümü yer kabuğu içerisine süzülerek “yeraltı sularını”, diğer bir bölümü de yüzey akışları halinde akarsuları ve yer kabuğunun çukur alanlarındaki küçük su birikintileri olan gölleri meydana getirir.

Böylece dünyamız, eriyik halindeki bir kütleden karaları denizleri ve okyanusları olan bir gezegene dönüştü. Yapılan jeolojik çalışmalar, dünyanın oluşum yaşının 4,5 Milyar yıl geriye gideceğini göstermiştir. Bu dönem içerisinde dünya birkaç kere levha hareketlerine bağlı olarak bir bütün halinde dağılmış yada tekrar toplanmışlardır. Bundan 250 milyon yıl kadar önce, Dünya’nın üzerindeki bütün kara parçaları pangea adı verilen bir tek süper kıtayı oluşturmak üzere birleşik durumdaydılar. Bu, bir kutuptan diğer kutba uzanan uzun ve dar bir kıtaydı.

Bu kıtayı saran ve pantalos adı verilen tek okyanus, şimdiki Pasifik’in (Büyük Okyanus), daha geniş olan bir versiyonuydu ve yeryüzünün yüzde 75'ini kaplıyordu. Modern dağlar olan Ant Dağları, Himalayalar henüz yoktu 150 milyon yıl önce dünya 2 ana kıtaya ayrıldı. Kuzeyde kalan kısmına Lavrasya güneydekine de Gondvana adı verilmekteydi. Daha sonra 100 milyon yıl önce levhalar hareket etmeye başladı. Yaklaşık 94 Milyon yıl öncesine geldiğimizde, Artık Afrika Güney Amerika’dan ayrılmış, Kuzey Amerika Avrupa’ dan ayrılmış, Atlantik Okyanusu’ nun açılması ile Afrika kıtası ve ona bağlantılı olan Arabistan kuzeye doğru hareket etmiştir.

Yaklaşık 50 milyon yıl önceki dönemde artık dünyamız ve Türkiye’nin içinde bulunduğu alan bugünkü görünümüne oldukça yaklaşmıştır. şayet kıtaları eskiden oldukları gibi tekrar birleştirmemiz mümkün olsaydı, Kuzey ve Güney Amerika kıtaları, Afrika ve Avrupa kıtaları ile kesin bir şekilde uyuşacaklardı. Kuzey Amerika’nın Apalaşlar (Appalachian) Dağları ve Avrupa’nın İskoya Dağları, sıra dağlar oluşturacak şekilde tam olarak denk gelmektedir. Günümüzde ayrı olmalarına rağmen, bu iki dağ oluşumunun aynı kıvrım yapıları olan, aynı aralıklardaki aynı kaya katmanlarına sahip olmalarının, ve aynı döneme ait aynı fosil kalıntılarının bulunmasının sebebi budur.

Günümüzdeki kıtalar, bundan 200 milyon yıl kadar önce ayrılmaya başlayan Pangeanın birer parçalarıdır ve bu parçalar hareketlerine devam etmekte ve kıtalar birbirlerinden yılda 7.5 cm.’ye varan bir hızla ayrılmaktadırlar. Arabistan levhası kuzey-kuzeydoğu doğrultusunda yılda 4.5 cm hızla ilerleyerek, Anadolu levhasını devamlı sıkıştırmaktadır.. Türkiye’de meydana gelen depremlerin esas nedeni de, Arabistan levhasının bilinen bu hareketidir.Halihazırda yeryüzünün üst bölümü kara parçalarından ve su kütlelerinden oluşmuş olup Kuzey Yarım Küre’de karalar, Güney Yarım Küre’den daha geniş yer kaplar.

Karaların Kuzey Yarım Küre’de daha fazla yer kaplaması nedeniyle, Kuzey Yarım Küre’de; Yıllık sıcaklık ortalaması daha yüksek olup sıcaklık farkları daha belirgindir. Asya, Avrupa, Kuzey Amerika’nın tamamı ve Afrika’nın büyük bir bölümü Kuzey Yarım Küre’de yer alır. Güney Amerika’nın ve Afrika’nın büyük bir bölümü, Avustralya ve çevresindeki adalarla Antartika kıtası Güney Yarım Küre’de bulunur. Yeryüzünün yaklaşık ¾’ü sularla kaplıdır. Kıtaların birbirinden ayıran büyük su kütleleri okyanuslardır. Büyüklük sırasına göre okyanuslar ve belli başlı özellikleri şöyledir;

1. Büyük Okyanus: Dünya’nın en büyük okyanusu olan Büyük Okyanusun diğer adı Pasifik Okyanusudur. bu okyanusa adını veren ise keşif yolculuğu sırasında bu okyanusun dinginliğini görerek sakin anlamına gelen pasifico adını vermiştir. büyük okyanus Amerika, Asya ve Okyanusya kıtaları arasında yer alır. en derin yeri ve aynı zamanda Dünya’nın da en derin noktası olan Mariana Çukuru 11.034 metre derinliğindedir.

2. Atlas Okyanusu: Atlantik adıyla da bilinen Atlas Okyanusu Avrupa ve Afrika kıtasını Amerika kıtasından ayıran okyanustur. okyanusun en derin noktası ise Porto Riko Çukuru’dur

3. Hint Okyanusu: kuzeyinde Asya, batısında Afrika, doğusunda okyanusya yer alır. asya ve Afrika kıtaları arasında bir geçiş yolu olması nedeniyle önemli bir yeri vardır. Madagaskar, Seyşeller, Maldivler, Sri Lanka ve Endonezya gibi ada ülkeler bu okyanusta yer alır. Hint Okyanusunun en derin noktası ise 7450 m. derinlikle Java Çukurudur.

4. Güney Okyanusu: Antarktika okyanusu olarak da bilinen güney okyanusu dünyada en son tanımlanmış okyanustur.

5. Arktik Okyanusu: Kuzey Buz Denizi/Okyanusu olarak da bilinir. buzlarla kaplı bu okyanusun Rusya, Kanada, ABD, Norveç gibi ülkelere kıyısı vardır. diğer saydığımız dört okyanusa göre daha sığ olmakla birlikte (ortalama derinlik 1040 m.) en derin noktası 5450 m.dir.

Sözlükte "okyanus" ne demek?

1. Anadeniz, umman.

Cümle içinde kullanımı

Atlas Okyanusu. Hint Okyanusu.

Okyanus kelimesinin ingilizcesi

adj. oceanic
n. ocean, the deep, main, brine, drink
Köken: Yunanca

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç